Bir kaç gündür yeni edindiğim müzikleri dinliyorum ve söyleyebilirim ki bir sürü güzel eser edinmişim.Kimini arayıpta bulamamıştım, kimini hiç duymamıştım,kimisi farklı bir remix veya farklı bir yorumdu,kimiside yeni çıktı:).Her zaman söylediğim söz geldi yine aklıma.Müzik olmasaydı ne yapardım ben:).Bana "Kulaklıklı Çocuk" yerine ne derlerdi:).Gerçi bu son sorunun cevabını biliyorum ama bilmemezlikten gelmek daha iyi hissettiriyor kendimi bana:).Ayrıca söylemeliyimki ne zaman 80`lere 90`lara insem müzik dinlediğimi hissediyorum:).Bu düşüncem her geçen gün daha çok yoğunlaşıyor çünkü her geçen gün yeni 80`lik-90`lık parçalar keşfediyorum:).Tamam yeni müziklerde çok güzel,remixler harika oluyor ama farklı kulvardalar.Aslında kıyaslamak pek hoş değil.Yanlış sonuçlar çıkıyor çünkü.Kabul etmeliyimki hepsinin yeri ayrı.Birilerini aradan çekip alırsak diğerlerinide kaybetmiş oluruz.Bu konu hakkında söyleyeceğim son şey ise "yaşasın müzik dinlemek".Şarkıcılar gerçekten çok şey hakediyorlar.Elde ettikleri elde etmeleri gerekenden kıyaslanmayacak derecede az.Tabi bu sözüm hepsi için geçerli değil.Elde ettiklerinin kıyaslanmayacak kadar azını bile haketmeyenlerde var maalesef içlerinde:(.Dünya işte bu.Herkese adil davranılmıyor.
Bir önceki paragrafa nokta koyan cümle ile bu paragrafa başlamanın zamanı olsa gerek:).Aslında herkes kazanıyor ama farklı kulvarlarda.Ki bu kazandığımız kulvar genelde istemediğimiz,düşünmediğimiz kulvar oluyor.Öyleki kazandığımızı farketmiyoruz bile.Zaten mutsuzluğumuzunda sebebi bu.Bi anlayabilsek neler kazandığımızı herşey daha güzel olacak:).Bilmiyorum ne kadar doğru söylüyorum ama bunlar benim düşüncelerim.Benim farkettiklerim veya farkettiğimi sandıklarım.Bundan çoook önceki günlük iletilerimdede bahsettiğim gibi "Ne istediğimizi bilmiyoruz".Bildiğimizi sanıyoruz,peşinden koşuyoruz ama yanımızdan neler geçtiğini farketmiyoruz.Oysa peşine koştuğumuz şeyi sırf yanımızdan geçenleri elde etmek içni istiyoruz ama dediğim gibi.Göremiyoruz yanımızdan geçenleri.Tıpkı at gözlüğü takıp dört nala koşuyor gibiyiz.Oysa hepsi hikaye,hepsi bir yanılgıdan ibaret.Peki ne yapıcaz,koşmayacakmıyız?Tabiki koşacağız ama at gözlükleriyle değil.Yanımızdan geçenlere bakacağız.Yanından geçtiğimiz şeylere(kişilere) bakacağız.Öyle bi anlatıyorumki sanki ben çok bakıyorum.Ama en azından bakmak istiyorum,bakmam gerektiğini biliyorum ve eminimki bir engelden sonra dönüp bakmayacağım.Dönüp bakmayacağım çünkü o zaman onlara doğru koşuyor olacağım.İlk istikametime göre 359,999 derece dönmüş olsam bile koşacağım.Tabiki yine at gözlükleriyle değil.Yanından geçtiklerimi iyice süzerek.
Uzun zamandır hayat hakkındaki düşüncelerimi paylaşmamıştım.Arada bir paylaşmak iyi oluyor.Piskoloğa olan ihtiyacımı en aza indiriyor:).İnsanın kendi kendini terapi etmesi gibisi yok:).Malum kişisel tatminkarlığın yerini hiç bir şey dolduramaz:).Kim sana ne derse desin sen ona şüpheyle bakıyorsan veya kendi düşüncelerinin doğru olduğuna inanmak istiyorsan senin düşüncelerini kimse değiştiremez.Ne demiş Sertap Erener "Bu Böyle" :). "Hayat bu boşver her an herşey olsada,hayat bu boşver yaşa" diye bir alıntı yaparak Bendeniz`den bu günlük iletimide noktalamak istiyorum.
Bir sonraki günlük iletimde görüşmek dileğiyle...
Günlüğümde paylaştığım hiç bir şey için doğruluk garantisi veremem. Bazen içimden geleni, bazen olması gerekeni, bazen yaşadığımı, bazen düşündüğümü, bazende istediğimi yazıyorum. Amacım kesinlikle birilerini yanıltmak, kırmak, sevindirmek değildir. En genel amacım piskolojik olarak rahatlamaktır. Bunun dışındaki ender amaçlarımdan birkaçıda paylaşmak, bir şeyleri ıspatlamak ve kendimi tanıtmaya çalışmaktır. Yazdığım hiç bir şeye inanmak ve hiç bir şeyi uygulamak zorunda değilsiniz. Hatta okumanız bile zorunlu değildir. Tüm bunların yanında yazdığım herşeyi paylaşma özgürlüğünüz bulunmaktadır. İstediğiniz gibi, istediğiniz yerde, istediğiniz zaman, istediğiniz kişilerle paylaşabilirsiniz.Bunun için bir şart belirlemem gerekirse tek şartım "Hiç bir şey için doğruluk garantisi vermiyorum" notu ile birlikte paylaşmanız olacaktır.
Yazan, çizen, düşünen, belirten, ifade eden, açıklamaya çalışan... kısacası gördüğünüz, okuduğunuz, hissettiğiniz, düşündüğünüz herşeyin sebeblerinden birisi benim. Bu yüzden herşeyi unutmanızı tavsiye ederim. Eğer unutmazsanız bu sizin probleminiz olacaktır artık.
Yazdığım herşeyi özgür iradem ile yazdığımı belirtmek istiyorum. Ben Murat Demir.
Son yorumlar
7 hafta 1 gün önce
13 hafta 2 gün önce
17 hafta 4 gün önce
17 hafta 4 gün önce
22 hafta 5 gün önce
23 hafta 1 saat önce
39 hafta 2 gün önce
43 hafta 5 gün önce
46 hafta 1 gün önce
1 yıl 8 hafta önce